bodrum escort kızlar

AKTAŞ KÖYÜ HIDRELLEZ ŞENLİKLERİ « Gölpazarı Haber Portalı

1 Aralık 2022 - 00:22

AKTAŞ KÖYÜ HIDRELLEZ ŞENLİKLERİ

reklam
AKTAŞ KÖYÜ HIDRELLEZ ŞENLİKLERİ
Son Güncelleme :

28 Mayıs 2022 - 16:45

1.838 kez okundu

Bilecik İli Gölpazarı İlçesine bağlı Aktaş Köyünde Hıdrellez şenlikleri yapıldı. Tarihi meşe ağaçlarını gölgesinde yeşillikler içinde yapılan şenliklere katılım çoktu. Kabalalık bir protokol üyeleri de davete icabet ederken Gölpazarı’nın medarı iftiharı Veli KÜÇÜK’ te katılım sağladı. Gölpazarı’nın tarihini yazan, senelerdir bu uğurda çok emek sarf eden Araştırmacı Yazar Hasan TAŞÇI programın organizasyonunu ve sunuculuğunu yaptı. Uzaktan ve yakından etkinliğe katılan misafirlere pilav ayran ikram edildi. Sanatçı Kamil KAYA folklor göerisi yaparken, Gölpazarı’nın Sanatçıları Hüseyin KANDEMİR ile Seher AKSOY şarkı ve türküler okudular.


Aktaş Köyü Muhtarı Selami UĞURAL Gölpazarı Haber Sitesine açıklama yaptı;
Muhterem Misafirlerimiz, Aktaş köyü muhtarlığımız adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu yıl ilkini düzenlediğimiz AKTAŞ KÖYÜ Birinci Molla Mustafa Hazretleri Hıdırellez Şenlikleri’ne hepiniz hoş geldiniz.
Nihayet uzun süreli devam eden pandemi sürecinin sonuna geldiğini düşündüğümüz günlerden geçiyoruz. Bu yıl bura da bulunmamız ve bu şenliği yapabilmemiz bunun bir göstergesi.
Öncelikle bura da bulunan gençlerimizi bilgilendirmek maksadıyla bu yıl düzenlediğimiz hıdrellez şenliğimize adını verdiğimiz köyümüzün piri Molla Mustafa hazretleri ile kadim tarihi çok eski yıllara kadar uzanan köyümüz hakkında sizleri kısaca aydınlatmak isterim.
Aktaş köyü tarihi Roma dönemine kadar uzanan kadim köylerimizden birisidir. Köyümüzün civarında bulunan antik çağ dönemine ait yazıtlardan köyümüzün kadim tarihinin MS. II. yüzyıla kadar uzandığı anlaşılmaktadır. Bulunan sunak yazıtların fazlalığı köyün hemen yakınlarında bir tapınağın var olduğunun ayrıca bir ispatıdır.
Köy isimlerinden yola çıkılarak hazırlanan yazılı bir kaynakta köyümüzün kurucularının Doğu İran, Özbekistan ve Azerbeycan illerinin bulunduğu coğrafyalardan bu coğrafyaya gelmiş olduklarından söz edilmektedir.
Köyümüz Osmanlının ilk kuruluş dönemlerinde de oldukça önemli bir yere sahiptir. Orhan Gazi oğlu Süleyman Paşa’dan kalan bir su vakfı kayıtları köyün Osmanlı dönemi kuruluş tarihini 1350-1360 yıllarına kadar götürür.
Orhan Bey Oğlu Süleyman Paşa’dan kalan 1571 yılı tarihli vakıf kayıtlarında bu vakfın idaresinin Molla Mustafa hazretlerinin babası Saru Şeyh tarafından yapıldığını göstermektedir.
Ayrıca Sultan I. Murad tarafından Turabeyi oğlu Davud Fakih’e tevdi edilen bir adet zaruri vakfın varlığından söz edilmektedir.
Köyümüzün ismi evvela eski Türkçede mermer ve ya beyaz taş anlamına gelen ak(ça)taş veya akbaş olarak adlandırılmış 1700’lü yıllardan itibaren de yaygın olarak Aktaş ismi kullanılmıştır. Köye ismini veren büyük beyaz taş Roma döneminden kalan tapınağa ait olmalıdır. Köy ahalisi; Nişancızade Hüseyin Çelebi emrinde tımarlı sipahi (atlı süvari) olarak Osmanlı ordusunda görev almıştır.
Günümüzde yöre halkının “Kale Düzü” olarak adlandırdığı (Paşa Köy Mevki) yerini belli edecek kadar küçük kalıntıları bulunan “Löblüce (Leblebici) hisarı veya kalesinin burada konuşlandırılmış olması, 1980’li yıllarda tespit edilen Mil Taşları sayesinde tarihi Roma hacıyollarının köy güzergâhı üzerinden geçtiğinin kanıtlanması köyün tarihi önemini gösteren önemli kanıtlardır.
1950’lerin sonunda köyün İleri gelenlerinden beş ailenin, Gölpazarı ovasında bulunan arazileri ekip biçmek ve ilçeye daha yakın olmak için Gölpazarı ovasının Aktaş çıkışı olarak bilinen bölgesine, günümüz adı ile Beşevler Mahallesi’ne göç etmesi ile, eski köy yerleşimi yavaş, yavaş göç vermeye başlar. 1990’lı yılların sonuna gelindiğinde ise köy tamamen terk edilmiştir. Bu tarihten itibaren terk edilen köyün mensupları hâlihazırda Aktaş köyüne bağlı bir mahalle olarak tescili yapılmış Beşevler mahallesinde yaşamlarını sürdürmeye devam etmektedirler.
AKTAŞ KÖYÜ’ ne yaklaşık 1 km mesafede bulunan MOLLA MUSTAFA HZ. TÜRBESİ’nin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Şeyh Mustafa Efendi’nin mezar taşı sarıklı olup, mezar taşında H-1138 / M-1725, diğer mezar taşında ise H-1176/M-1763 tarihleri yazılmaktadır.

Türbe içinde tahtadan yapılma 6 sanduka bulunmaktadır. İlk sanduka Alperen’lerden olduğu söylenen Molla Mustafa Hazretleri’ne aittir. İkinci sanduka ise Reşide Molla Kadın’a aittir. Üçüncü sanduka damadı Molla Mustafa Efendi’ye, dördüncü sandukanın kime ait olduğu tespit edilememiştir. Beşinci sanduka Zahide Molla Kadın, altıncı sanduka ise hatip kızı Nur Kadın’a aittir.
Molla Mustafa hazretleri oğlunun kabristanında bulunmasını istemediğinden, oğlunun mezarı türbe dışında bulunan ulu bir ağacın altında bulunmaktadır. Oğlunun kabri tamamen bozulmuş durumdadır.
Türbeye girişlerde yüz mutlaka kabre dönük başlar eğik olmalı, türbeden çıkışlar geri geri yapılmalı sırt asla kabre dönük olmamalıdır.
Aktaş köyü muhtarı olarak bu yıl birincisini düzenlediğimiz AKTAŞ KÖYÜ I. Molla Mustafa hazretleri Hıdırellez şenliklerine katılımınızdan dolayı teşekkürlerimi bir kez daha sunar, HIZIR ve İLYAS ALEYHÜSSELAM yoldaşınız, toyunuz şenlikli, aşınız tatlı, rızkınız bol, ekinlerinizin boy boy olmasını temenni eder iyi şölenler dilerim.” Dedi.

reklam

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.