KÖYLERİMİZİ TANIYALIM: GÖKÇELER « Gölpazarı Haber Portalı

26 Haziran 2022 - 00:33

KÖYLERİMİZİ TANIYALIM: GÖKÇELER

reklam
KÖYLERİMİZİ TANIYALIM: GÖKÇELER
Son Güncelleme :

19 Haziran 2022 - 7:54

414 kez okundu
  • Dağdan gelir havıl havıl
    Babası koca gavur
    Anası has harmanı
    Kızına can vermeli?
    Gökçeler Bilmecesi

Bu köşede yazmaya devam ettiğim sürece köylerimizin tarihlerine de
peyder pey değinmek niyetindeyim. Bu nedenle bu haftaki tefrikamızın ana konusunu köyle
-rimizden biri GÖKÇELER köyüne ayırmak istedim. Şu ana kadar yaklaşık 34 köyü
mü-zün Antik çağdan başlayarak günümüze kadar tarihçesini kaleme almış durumdayım. Aslında ana hedefim köy halkını bire bir dinleyerek köylerimizin tarihlerini sözlü ve yazılı kaynaklarla karşılaştırıp güzel bir yıllık oluşturmak. Fakat bulunduğumuz eko-nomik şartlar maalesef bunu engellemekte. Bu saife vasıtası ile tarihine meraklı olan genç okurlarımıza buradan seslenmek isterim.
“Zaman tükeniyor, nerede bir yaşlı teyze, amca, dede vs görürseniz eline yapışın. Cep telefonlarınızı açın mesel, gazel, beyit her ne anlatıyorlarsa lütfen kayıt altına alın. Kültürünü ve tarihini unutan ülkeler yok olmaya mahkûmdur. Özünüze ve kültürünü-ze sahip çıkın.”
Kısa bir fasıldan sonra çayımızı kahvemizi alalım hep birlikte GÖKÇELER kö-yümüzün tarihinde ufak bir gezintiye çıkalım.
Gökçeler, Bilecik ilinin Gölpazarı ilçesine bağlı bir manav köyüdür. Bilecik il merkezine 54 km, Gölpazarı ilçe merkezine ise 9 km uzaklıkta olan Gökçeler köyü Gölpazarı’nın 11.01 numaralı Gölpazarı-Yenipazar yolu kenarı üzerinde kurulmuştur.


Köyün İsmi ve Kuruluşu
Köyün adı ve kuruluşu ile ilgili birçok rivayet vardır. İlk rivayet, köyün isminin “Osmanlı’nın kuruluş yıllarında yaşamış olan ve Osman Bey’inde saygı duyduğu, da-nıştığı bilge bir şahsiyet olan Gökçe hatundan geldiği yönündedir. Diğer bir rivayet ise köyün bulunduğu yere jandarma karakolunun kurulduğu ve çevredeki obaların bu karakolun civarına yerleşerek Gökçeler köyünü meydan a getirdiğidir.
Köyün kuruluşu ile ilgili bir diğer rivayet ise, “Köyün şuan ki yerleşim yerinin yaklaşık 2 ya da 3 km aşağısında Gökçe köy ve Solar üstü diye adlandırılan bölgede kurulmuş olan iki obanın burada yaşam şartlarının zorlaşması sebebiyle günümüz Hasan dağı eteklerine doğru taşındığı”, şeklindedir.
Elbette bana da pek inandırıcı gelmeyen bu söylentilerden nasıl bir doğru çı-karım yaparız düşüncesiyle, var olan kaynaklardan yola çıkarak bir araştırma yap-maya karar kıldım.
1968 yılında hazırlanan bir lisans bitirme tezinde köyün Oğuz’lar tarafından kurulduğu bilgisine ulaştım. Horasan bölgesinden gelenlerin hepsi Oğuz boyu değil mliydi? Ve hemen hemen her köyümüzde hem asayiş hem de toplumsal idareyi sağ-layan vakıflar kurulduğunu da okumuştum. Ve nihayetinde bir sonuç elde ettim di-yebilirim. Fakat bu çıkarımın da bir teyide ihtiyacı olduğunu ifade etmeliyim.
Aklımı kurcalayan bu çıkarımın sonucunu bir soru ile teyit etmem gerekiyor. “GÖKÇELER KÖYÜNDE AKPINAR MEZRASI” veya buna benzer bir yer adı var mı-dır? Şayet olumlu bir cevap alabilirsek Gökçeler Köyü’nün kurucu banisini ve isminin nereden geldiğinin sonucuna ulaşmışız diyebiliriz.
Köyün kuruluş ve kadim adının nereden geldiğine dair en önemli belge Hüda-vendigar Livası Tahrir Defterlerinde geçen bir vakıf bilgisinde yer almaktadır. Tahrir defterine göre 1521 ve 1573 tarihleri arasında yapılan sayımlarda Akpınar mezra-sında İbrahim Şeyh Oğlu Gökçe Şeyh Vakfı’na ait iki dönümlük bir çiftlik yerinden söz edilmektedir. Vakfın kurucusu Gökçe Şeyh olup adı geçen defterde mezra adı hari-cinde herhangi bir yer adı belirtilmemektedir. Gökçe Şeyh tarafından kurulan bu vak-fın günümüz Gökçeler köyüne adını veren kişi olabileceği oldukça yüksek ihtimaldir.
Gökçeler köyünün banisi İbrahim Şeyh Oğlu Gökçe Şeyh ve Vakfı
Gökçeler köyünün banisi olarak düşündüğümüz İbrahim Şeyh Oğlu Gökçe Şeyh hakkında herhangi bir malumata sahip değiliz. 1521 ve 1573 yıllarında yer alan tahrir defterleri kayıtlarında; “Akpınar mezrasında” İbrahim Şeyh oğlu Gökçe Şeyh’in iki mudluk vakıf yerinden 60 akçe hâsıl elde edilmekte olup, Gökçe Şeyh’ten sonra oğlu Resul Şeyh vakfa mutasarrıftır.”, denilmektedir.


Köyün Kısa Tarihi
Gökçeler köyü mezarlığında bulunan Roma dönemine ait bir yazıt köyün antik çağ tarihini MS. I veya II. yüzyıla kadar tarihlemektedir. Bulunan yazıtta şu ifadeler okunmuştur:
“Titus Flavus Helikas bu mezarı kendisine ve 48 yıl yaşamış olan eşi Tittha’ya, 12 yaşındaki kızı Meilesia ile 20 yaşındaki oğlu Asklepiodotos’a yap-tırdı. (İmparatorun hükümdarlığının) 3. yılında.”

A (1487)B (1521)C (1573)
Hane1
Bekâr0

Gökçe Karyesi         KA, YH, MİB: Gökçeler

Hüdavendigar Livası Tahrir defterinde köyün kadim adı 1487 yılında “Gökçe” olan köyün ismi 1845 yılına gelindiğinde Gökçeler olarak kullanılmaya başlanmıştır. Osmanlı Devleti’ne Tımarlı Sipahi olarak hizmet veren köy, 1487 yılında yapılan sa-yımda hane sayısı bir olarak sayılmış, köyün hariçten ziraat olunan altı çiftlik yerin-den ayrıca söz edilmektedir. Defteri Köhne’ye göre ise 10 çiftlik yeri kaydolunmuş-tur. Diğer sayımlarda ise (1521 ve 1573) hane sayıları okunamamıştır.
1573 yılı son sayımlarında ise “Dursun pınarı” denilen yerde 6 çiftlik yeri, Defteri Köhne’ye göre 10 çiftlik yeri kaydolunmuştur. Bu Çiftlikler Aktaş köyünden Abdi oğlu Sefer, Halil oğlu Adil, Bayram oğlu Külefli ve Hızır oğlu Şaban tara-fından işletilmekteymiş.
Gökçeler köyü, Gölpazarı ilçesinin Bedi köyünden sonra en kalabalık nüfusa sahip köyüdür. 1915 yılı nüfus sayımlarında köyde 236 kişiden oluşan nüfus 1965 genel nüfus sayımlarında 208 okuryazar, 189 erkek nüfusa karşılık 217 kadın toplam da 406 nüfusa ulaşmıştır. Köyde PTT merkezi olan ender köylerdendir. Köyün Göl-dağı, Kasımlar, Türkmen ve Yenipazar ticaret yolu üzerinde kurulmuş olması köyün gelişmesine ayrıca katkı sağlamıştır.
1980’li yıllarda başlayan göç dalgası Gökçeler köyünü de etkilenmiştir. Son yıl-larda emekli olanlar köye dönmekte ve yeni evler yaptırarak köyün çevresini değiş-tirmektedirler. Göç edip dışarıya giden köylüler köyle irtibatını kesmemiş köyle ilgili her türlü girişimi desteklemiş ve köylerine hizmet etmeye devam etmektedir. Yazılı kaynaklarda Bilecik Cevizi olarak bilinen cevizinin asıl çıkış noktası ve üretim yeri Gökçeler köyüdür. Günümüz de ağırlıklı olarak ceviz tarımı yapılmaktadır.
2015 yılında alınan bir kararla Gökçeler Anıt Mezar Kalıntılarının bulunduğu alan 1. Derece korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. Ayrıca 1958 yılında tamirat gören Gökçeler köyü cami minaresi 11.02.2007-407 tescil numara-sı ile kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. Meydanda bulunan cami minaresi, harman tuğla örgü sisteminde inşa edilmiştir. Tek şerefeli minarenin şerefe altı kirpi saçaklı olup sivri külahlıdır. Minare kaidesi beton sıvadır. Kaidesinde yer alan kitabede 1958 tarihi okunabilmektedir
GÖKÇELER KÖYÜ’NDEN BİR YEMEK TARİFİ VE YÖRE SANATÇILARI

Arabaşı (Çorba) Yemeği
Ocağa suyu koruz. Kaynadıktan sonra oklavayı eline alırsın. Unu azar azar kaynayan suya bırakırsın. Eskiler kömür atardı içine, meşe kömürü, una daldırır çı-karırlardı. Suyun içindeki un sünmez ise yemek pişmiştir. Pişen hamuru sinilere kor, ince ince parçalarız. Unu yeniden ayrı kavurur, ezeriz. İçine acı biber, tavuk katarız. Çok acı bir çorba olur. Sabriye Özer (76), Gökçeler Köyü

Eyüp ŞİRİN  1929 yılında Gökçeler köyünde doğdu. Çobanlık yaparken çalmaya başladı. Kaval-dan, klarnete geçti ve bunu profesyonelce yürüttü. Köy düğünleri başta olmak üzere milli ve resmi bayramlarda çalgı takımıyla Gölpazarı’nda tören müzikleri yaptı. Proğ-ram aralarında taklitler ve seyirlik oyunlar sunarak halkın eğlenmesini sağladı. Yerel devlet erkânıyla iyi ilişkileri vardı. Sosyal diyalogu kuvvetliydi. Muhtarlık yaptı. 2001 yılında vefat etti.

Hasan SARAL 1923’te Gölpazarı, Gökçeler köyünde doğdu. 15 yaşında kendini müziğin içinde bul-du. İlk zamanlar zurna, daha sonra keman çaldı. Düğünlere gelen sanatçıları izleye-rek kendi kendine çalmayı öğrendi. Kurdukları ince saz takımıyla 50 yıl sanat yaptı. Saygın ve sosyal çevresi geniş bir çiftçiydi.

Ahmet ERCİ (fOTOĞRAF YOK)
1337 Bilecik, Gölpazarı doğumludur. Aslı Gökçeler köyünden Hacı Molla Löker’in oğlu Hoca Mehmet ve Fatma Kadı’nın oğludur. İyi bir hafız olduğu söylenmektedir. Asıl mesleği terzidir. Saz çalmayı askerde etrafından öğrenmiştir.

Bir kuş idim,
Firengi çardakta çalar çengi,
Ağaçlar gölgelenmiş, hanımlar uykuya dalmış,
Bir şeftali almış, yüreği tazelenmiş.
Gökçeler Bilmecesi

Hasan TAŞCI
Araştırmacı Yazar
Gölpazarı – 19.06.2022

GÖKÇELER RAMPASI
Yöresi : Bilecik – Yenipazar
Söz-Müzik : Kazım KAYA
Notaya Alan : Harun ATAPAY
GÖKÇELER RAMPASINDAN ÇIKTIM YUKARI
TÜRKMEN YOKUŞUNDAN İNDİM AŞAĞI
ESENKÖY’DEN BELKESE’YE YÜRÜDÜM HAYLİ
BIR DOST BULAM DİYE GELDİM YENİPAZAR’A
**
ADI ASLI ADI ZEYNEP ADI NESLİHAN
ADI TUĞBA ADI MİNE ADI OĞUZHAN
ADI ECE ADI DAMLA NURSEMA SULTAN
BÖYLE GÜZEL CANLAR BULDUM YENİPAZAR’DA
**
DAĞLARINDA LALE SÜMBÜL MENEKŞE BİTER
BAĞLARINDA GÜL DALINDA BÜLBÜLLER ÖTER
OCAĞINDA DUMAN, DUMAN SEVGİLER TÜTER
BÖYLE GÜZEL CANLAR BULDUM YENİPAZAR’DA
**
ADI ÖZMEN ADI ÖZDEN ADI ÖZGÜVEN
ADI ÜNSAL ADI ÖZCAN ADI AYGÜNDEN
SELİM KÖYDEN SELAM GELMİŞ DOST SEBAHİ’DEN
BÖYLE GÜZEL DOSTLAR BULDUM YENİPAZAR’DA

Not: Fotoğraflar Bilecik İli Gölpazarı İlçesi Gökçeler Köyü Yardımlaşma Ve Yaşat-ma Derneği sayfasından alınmıştır.

reklam

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.