BİLECİK KADİFESİ ÜSKÜDAR ÇATMASI’NA NASIL DÖNÜŞTÜ ? « Gölpazarı Haber Portalı

29 Eylül 2022 - 22:37

BİLECİK KADİFESİ ÜSKÜDAR ÇATMASI’NA NASIL DÖNÜŞTÜ ?

reklam
BİLECİK KADİFESİ ÜSKÜDAR ÇATMASI’NA NASIL DÖNÜŞTÜ ?
Son Güncelleme :

18 Eylül 2022 - 10:32

88 kez okundu

 

Çatma; kadifenin bir çeşidi olup dokuma tarihi çok eski zamanlara kadar giden tarihi bir Türk kumaşıdır. Aynı zamanda da dokuma sanatının eski bir Türk sanatı olduğunun da göstergesidir. Osmanlı zamanında çatma dokumalar sadece Bilecik’te dokunmamış, Bursa ve Üsküdar’da da dokunan ve dokundukları yerin adı ile anılan bu tarihi dokumalar, Bilecik çatması kadar ün kazanmıştır. Üsküdar Çatması’nın ayrıca simli olarak dokunduğu bilinmektedir.

Bilecik’te dokunduğundan dolayı, dokunduğu şehrin ismini alarak Bilecik Çatması adı ile anılan zamanın padişahlarının kaftanlarını, saray eşrafının giysilerini, kaftanlarını ve saray yatak örtülerini süsleyen ve günümüzde hemen hemen örneği bulunmayan bu değerli ipek kadife dokumanın Bilecik’te ilk ne zaman dokunduğu tam olarak bilinmemektedir.  Bilecik Çatması’nın dokunma tarihi ile ilgili bilinen ilk kayıt Bursa Şer’iye Mahkemesinin sicil kayıtlarında geçen dönemin Bilecik kadısına gönderildiği 23 Reblülâhir 982 (23 Aralık 1574) tarihli fermandır.

Eski Bilecik mebusu B. Ahmed İffet Mercimekoğlu, Bilecik Çatması’nın Üsküdar’a nasıl nakledildiği ve sonrasında Üsküdar Çatması adı altında nasıl ünlendiğinden şöyle bahsedecektir.

“İkinci sultan Mahmud’un biat merasimine iştirak etmek üzere memleketin her köşesinden İstanbul’a akınlar oluyordu. Eyaletlerin ileri gelenleri güçlerine göre tedarik edebildikleri hediyelerle saraya koşmuştu. Bilecikten de orada derebeylik yapan ve Kalyoncu namı ile anılan bir serseri bu merasimde bulunmuştu. Kalyoncu, devletin deniz kuvvetlerinde yetişmiş ve bir yolunu bulup yerleştiği Bilecikteki Beyi’ni bir gece öldürerek oraya hâkim olmuştu.

Biat merasimi devam ediyordu. Kalyoncu da etek öptü ve geri geri çekilerek büyük salonda diğerleri gibi safa girdi. Kalabalık onu sıkıyor, yırtıcı arzular damarlarını yakıyordu. Kılıcını çıkardı ve yanı başında yükselen süslü, yaldızlı sütunu çetele yontar gibi yontmağa başladı. O kadar dalmıştı ki her şeyi unuttu.

 Kalyoncunun bu haddini bilmezliğini padişaha aksettirdiler. Padişah gazaba geldi ve Aziz Paşa’ya bu küstanın meyyiten istisali için emir verdi. Kalyoncu kaçmıştı. Aradılar ve nihayet Yenişehir beyi delaletile elde ettiler. Kalyoncu başının vücudündan ayrılmasından endişe ediyordu. Onun için bu tarzda bir ölüm hiç de arzulanır bir şey değildi. Aziz Paşa’ya vasiyette bulundu; paşa da bu vasiyeti yerine getirdi. Kalyoncunun başını vucüdundan ayırmadılar, boğdular, derisini yüzdüler ve içine saman doldurarak padişaha getirdiler.

İşte Bilecik kadifesi bu kanlı Kalyoncu yüzünden memleketini terk etmiş ve Üsküdar Çatması adını almıştır.

O tarihte Bilecikte Tabutçuoğlu diye tanınan asil bir aile vardı. Bu ailenin evlenme çağındaki güzel bir kızını Kalyoncu, maiyeti efradından bir Yeniçeriye almağı aklına koymuştu. Aile reisi yeniçeriyi kızına lütuf görmediği için bu izdivaca razı olmuyordu. Fakat kalyoncunun istediği istedikti. Her istediğini zorla ve her türlü fenalığı yaparak alabilirdi. Tabutçuoğulları telaşa düştüler. Kızları ile birlikte kaçmaktan başka çareleri yoktu. Bir gece hayvanların ayaklarına keçeler bağlandı ve aile yükte hafif, paha da ağır eşyasını alarak Bilecik sokaklarından ses seda vermeden geçerek Yenişehir’e vardılar.

Yenişehir Beyi mültecileri kabul ile birlikte endişeli idi. Kalyoncunun bu yüzden saldırıya geçmesi ihtimali vardı. Bu sebeple Yenişehir’den uzaklaşmalarını istedi. Kendilerine Karamürsel tariki ile İstanbul’a gitme yollarını gösterdi. Tabutçuoğulları ailesi uzun bir yolculuktan sonra İstanbul’a vardılar.

Ailenin İstanbul’da geçinmesi mesele olmuştu. İyi yemeğe, iyi giyinmeğe alışmışlardı. İstanbul’u bilmiyorlar, bir işten anlamıyorlardı. Bu müşkül vaziyette Bilecik kadifesi imdatlarına yetişti. Memleketten sanatkârlar getirttiler ve Üsküdar’da Bilecik kadifesi tezgâhları kuruldu.”[1]

Bilecik Kadifesi’nin Üsküdar Çatması’na dönüşmesi ve Bilecik Çatması kadar ünlü olmasının bu hadiseden sonra gerçekleşmiş olduğu rivayet olunur. İlave olarak bu hadisede bahsi geçen Bilecik Voyvodası Kalyoncu hakkında ki bilgilerin halk söylencesinden ibaret olduğunu ayrıca ifade etmek isterim.

Bir sonraki, “Bilecik Kadifesi tarih sahnesinden nasıl yok oldu?” isimli yazımızda görüşmek umuduyla. Hoşça kalın.

 

Hasan TAŞCI

Araştırmacı – Yazar

18.09.2022

 

 

 

[1] Ahmed İffet Mercimekoğlu, (1940). Üsküdar Çatması – Bilecik Kadifesi. Akşam Gazetesi, s. 5.

reklam

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.