bodrum escort kızlar

GÖLPAZARI ORTAOKULU VE HASAN ERTEKİN ÖĞRETMEN « Gölpazarı Haber Portalı

30 Kasım 2022 - 20:41

GÖLPAZARI ORTAOKULU VE HASAN ERTEKİN ÖĞRETMEN

reklam
GÖLPAZARI ORTAOKULU VE HASAN ERTEKİN ÖĞRETMEN
Son Güncelleme :

01 Ekim 2022 - 21:02

570 kez okundu

Bir şehrin, kasabanın veyahut köyün görsel belleğinde kişilerin hafızasına kazınmış belli başlı yapılar vardır. Bulunduğu yerin olmazsa olmazları olan bu yapılar, üzerinden yıllar geçse de bulunduğu mekânı görmeye gelen kişilerin anılarında önemli bir yer tutar.
Kişiler, evvelce yaşamış olduğu bir yere ziyarette bulunduğunda kutsal mekânları ziyaret eder gibi evvela bu yapıları görmek ister. Bu yapıların önünde kısa bir süre soluklanır, hafifçe gözlerini kapatır geçmişine kısa bir yolculuk yapar.
Ziyaretçi kimliğiyle gelen kişiler ise öncelikli olarak bölgeyi tanımak isterler ve yakınındakilere bazı sorular yöneltirler. Bu kişilerin ilk sordukları, “Şehrinizin Görsel Bellekleri yani Tarihi Yapıları var mıdır?” sorusudur. Bu soru karşılığında alınan, “Evet” cevabının akabinde şu soruyla karşılaşırsınız.
– Peki! Bu yapıların tarihi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Şayet yapının yanında bir bilgilendirme levhası varsa bu soruyu cevaplandırmak oldukça kolaydır. Bilgilendirme levhası yoksa işte o zaman iş değişir; başlar öne eğilir, mahcup olunur ve sorunun cevabı öylece askıda kalır.
Gölpazarı ilçemizde hem ilçe nüfusuna dâhil olup da uzun yıllar başka şehirlerde yaşayan bizlerler için hem de dışarıdan gelen ziyaretçiler için önemli sayılabilecek önemli görsel bellekler vardır. Bu görsel belleklerden sadece birisi Gölpazarı Ortaokulu’dur.
“Görsel belleklerinden bahsetmişken önemli bir dip not düşmek isterim: Gölpazarı’na her gidişimde Vezirhan-Gölpazarı sapağında asılı duran mavi renkli yol tabelası ve üzerinde yazılanlar dikkatimi çeker. Tabelanın altında sarı renkli “Harman Kaya Kanyonu” yazısını görünce aklıma “Neden bizim Taşhan’ımız, Horhor Çeşmemiz, Mihal Bey Hamamı’mız ve Cami’miz vs. gibi tarihi yerlerimizin isimleri tabelada yazmaz?” sorusu geçer. Aslında hem ilçemizin görsel belleklerinden hem de sarı renkli tabelalar hakkında konuşacak çok şeyimiz olmasına rağmen bu konuyu rafa kaldırıp biz bu haftaki yazımıza dönelim isterim.”
***
Gölpazarı Ortaokulu
1948-1949 yıllarında temelleri atılan Gölpazarı Ortaokulu Adil Oran, Kasap Tevfik, Adil İleri Bey, Ali Dere, Seyfi Ün, Belediye Başkanı Şakir Şener, İnegöllü Mustafa Efendi, Osman Doğu, İsmail İmya gibi yörenin ileri gelenleri ile Kaymakam Celal Bey ve kurucu müdürü Hasan Ertekin’in önderliğinde yapılan coşkulu bir tören ile 1950 eğitim ve öğretim yılında öğrencilerine kapılarını açmıştır.
Öğrenci sayısında ki artışa binaen okula ikinci kat ilavesi kararlaştırılmış, 1968 yılında üst kat ilavesi tamamlanan Gölpazarı Ortaokulu 1968 eğitim öğretim yılında iki katlı olarak hizmet vermeye devam etmiştir.
Gölpazarı Ortaokulunun 1950 yılı eğitim ve öğretim yılı açılış töreninde, okulun inşa aşamasından açılışına kadar 16 yıl aralıksız Gölpazarı Ortaokuluna hizmet eden aynı zamanda okulun ilk kurucu müdürü olan Hasan Ertekin tarafından okulun ilk açılışında aşağıdaki nutuk okunacaktır.
Muhterem Büyüklerim Sayın Hemşerilerim
Bugün kasabamızın tarihinde en mutlu bir günü, bir bilim müessesinin açıldığı mesut günü kutlamak üzere toplanmış bulunuyoruz.
Tam manasıyla hayatta hakiki yolu gösteren ilim olduğuna göre hepimizin yakın alakanızın bir ifadesi olan ortaokul, istiklal için refah ve saadetimizin milletçe yetişmemizin bir sembolü olacaktır. Milletin ve insanlığın tarihinde olgunlaşma, ilmin verdiği kuvvetle olur. İlim hem kuvvet hem servet hem de nimettir.
Bir milletin kültür seviyesi, fikri ve içtimai üstünlüğü o milletin okumaya karşı gösterdiği alaka ile ölçülür. Okuma, dünyaya karşı alakanın ilerleme ve yükselme arzusunun en büyük neticesidir. Bilakis memleketi yıkan en büyük tehlike cehalettir, bilgisizliktir. Biz ilim hayatında medeni milletler seviyesine erişmek istiyoruz ve erişeceğiz bunun müşküllerini yenerek yükseleceğiz. İçimizde Türk olmak, dünyanın ikinci muallimlerini yetiştirmiş olan büyük bir millete mensup olmak gururu var.
Ortaokul hepimize hayırlı olsun.
Hasan ERTEKİN
Gölpazarı Ortaokulu Müdürü
Gölpazarı – 1950
Peki! Gölpazarı’na 16 yılını veren, okulun temelinde başlayarak sayısını bilemediğim kadar öğrenci yetiştiren Gölpazarı sevdalısı öğretmen Hasan Ertekin kimdir? Bu soruyu Hasan Ertekin gibi çok değerli bir öğretmen olan Gölpazarı’nda yetişen Bilgen Ertekin’in “Bir Gölgelice Kaba ağaç” isimli yazısından özetleyelim.
“Gölpazarı kurucu müdürü Hasan Ertekin, 1908 Söğüt doğumludur. Aile soyağacı Ertuğrul Gazi’nin türbedarlığını yapan Emirler sülalesine uzanır. Hasan Ertekin, 1924 yılında henüz 16 yaşında iken Bursa Muallim Mektebine başlar. Bursa’daki öğretmen okulunun orta kısmını bitirin Hasan Ertekin Balıkesir Muallim Mektebinde öğrenimine devam eder. Burada ki arkadaşlarından birisi Devrim Şehidimiz Mustafa Kubilay’dır.
1930 yılında ilk muallimliğini İnhisar’da yapar. Daha sonra Pazarcık-Ahmetler köyüne atanır. 1936 yılına gelindiğinde Gazi Terbiye Enstitüsü sınavlarını kazanarak eğitimini Tarih-Coğrafya bölümünde devam eder. Eğitimini tamamlayan Hasan Ertekin Atatürk devrimlerine gönülden bağlı bir Cumhuriyet öğretmeni olarak Kayseri’nin Develi ilçesindeki ortaokula atanır. Develi’de altı yıl süren bir öğretmenlik süresi yaşayan Hasan Ertekin, tarih biliminin derinliklerine inerek çevresinde iyi bir tarihçi olarak anılmaya başlanır. 1942 – 1950 yılı sonuna kadar Bozüyük’te görev yapar.
1950’de Gölpazarı’nda yeni bir okul açılacaktır. Hasan Ertekin, Gölpazarı’na kurucu müdür olarak atanır. Hasan Ertekin olgunluk yıllarının meyvelerini çevresindekilere avuç avuç dağıtarak tüm kasaba halkının sevgisini, saygısını kazanır. Bu öyle bir sevgidir ki, ölümünden yarım yüz yıla yakın bir süre sonra bile kasaba halkından biri: ‘Biz müdür bey denilince yalnızca babanızı hatırlarız, onun adını söyleriz.’ diyebilecek kadar büyük bir sevgidir.
Çok iyi bir yönetici olarak bilgilerini öğrencilerine, halka aktarmaktan haz alan değerli bir öğretmendir. Yeni açılan bir bilim yuvasında, küçük kasabayı aydınlatmıştır. Alçak gönüllülüğü, sabrı, özverisi, doğruluğu, çok sağlam inancı, Atatürk devrimlerine, ilkelerine bağlılığı ile çevresindeki herkese örnek olmuştur. Gölpazarı’nda anlatılan bu anıların birinde “Gölpazarı kaymakamı ile bazı memur arkadaşları şehir kulübünde otururlarken Hasan Ertekin kapıdan içeri girmiş. Masadakiler ayağa kalkmışlar. İçlerinden biri ‘Müdür Bey, şöyle köşeye buyurun.’ diye ona yer göstermek istemiş. Kaymakam, o kişinin sözü üzerine biraz da sesini yükselterek: ‘Hayır, Müdür Bey nereye oturursa orası başköşedir.’ diye babama çok anlamlı güzel bir jest yapmış.”
Derin bilgisiyle her zaman kendisine danışılacak birisi olmuştu. Özellikle tarih, felsefe, din alanında çevresindekilere ışık saçıyordu. Hemen her gece yatsı namazından sonra bir kahvehanede ilçenin müftüsü, Askerlik Şubesi Başkanı ile babamın söyleşisini kalabalık bir topluluk saygıyla dinlermiş.
1966 yılının bir mayıs sabahı ansızın kalp krizinden öldüğünde daha 58 yaşındaydı. Cenaze töreni, mahşeri bir kalabalıkla yapılmıştı. Kadın, erkek, çocuk; tüm kasaba halkının yanında Bilecik, Söğüt, Bozüyük’ten, çevre köylerden gelenler, bu törene katılmışlardı. O yıllarda tabutların üzerine bayrak örtme âdeti olmadığı halde onun tabutuna Türk bayrağı örtülmüştü. Öğretmen arkadaşlarından Tevfik Ürem Türk bayrağına sarılı tabutunun başucunda Ceyhun Atıf Kansu’nun ‘GÜNCE’ isimli şiirini okuyarak bu değerli öğretmeni son yolculuğuna uğurlayanlardan sadece biriydi.

Bir yolculuğa kuruyorum saatimi
Kars treni kalktı kalkacak
Dut silkelemiş Ayaş’tan, parmakları kırmızı
Gölpazarı, Beypazarı, Samanpazarı
Elazığ’da güz çarşısı üzüm pazarı
Kıt kıtı, düz beyaz, Besni, Köhnü beyaz
Çocuk adları üzüm adlarına benzer
Güneş çağırdığından onları……………….
Söğüt’ten gelen arkadaşları onu Söğüt’e defnetmeyi teklif etmişlerse de ailesi onun Gölpazarı’nda kalmasını uygun bulmuştu. Gerçekten de büyük matemlerle, gözyaşları içinde bu değerli insanın cenazesi, camiden iki kilometre kadar uzaktaki mezarlığa binlerce kişinin elleri üzerinde taşındı.
***
Kısaca böyledir bu çok değerli öğretmenimizin hikâyesi. Yazımın sonunu bir öneri ile bitirmek isterim. Kendi babam dâhil Gölpazarı Ortaokulu’nda yüzlerce öğrenci yetiştiren, okulun temelinden bitimine kadar çalışan, Gölpazarı halkının gönlüne taht kurmuş bu değerli insanı unutmamak adına günümüzde Gölpazarı öğretmenevi olarak hizmet etmeye devam eden bu binanın isminin ‘GÖLPAZARI HASAN ERTEKİN ÖĞRETMEN EVİ’ olarak değiştirilmesi sizlerce de uygun olmaz mı?
Hadi uygun olmaz diyelim, en azından öğretmenevinin bir köşesinde değerli öğretmenimize bir köşede yapmak akla gelmez?
Elbette ki bu önerimizin çok değerli ilçe yöneticilerimiz tarafından dikkate alınacağına içtenlikle inanıyorum. Bir sonra ki yazımızda görüşmek dileğiyle, hoşça kalın.
Hasan TAŞCI
Araştırmacı-Yazar
01.10.2022

reklam

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.